2

Muhteşem Yazlar 5 - Londra Çağırıyor

1979 kışı, yıl bitmek üzere ve Falderaultlar için tatlı anılarla dolu olduğu söylenemez. Aileyi, 12 gün geç çıktıkları (yeni bir rekor!) ve berbat geçtiği anlaşılan geleneksel tatillerinden dönmüşken buluyoruz. Maddie, patronu Bayan Delmotte'den bıktığı kadar işinden de bıkmış durumda. Pierre'in uzun yıllar asistanlığını yaptığı Bay Garin, sağlık sorunlarıyla boğuşuyor. Ve Pierre'den yaratıcısı olduğu seri Zagor'u devralmasını istiyor. Böylelikle, finansal sıkıntılarla kariyerlerinde ilerlemek istedikleri yol arasında sıkışıp kalan Falderaultlar, zihinlerini boşaltmak ve yılı mutlu bir şekilde uğurlamak için güneşe doğru yol almaya karar veriyorlar. Yani... neredeyse hepsi. Julie, yoğun ders programı yüzünden Belçika'da kalmak zorunda. Louis'in ise çok daha farklı planları var.

Ve hoş bir sürpriz: Çizgi roman bittikten sonra, Paulette'in bakış açısıyla anlatılmış, harika illüstrasyonlarla süslü yedi sayfalık komik bir düzyazı hikâye var.



Hikayede geçen şarkılardan oluşturduğumuz şahane toplama albüm:




9

Flanderler'in Köpeği (Altyazılı) - 6. Bölüm Eklendi


Nello, iki yaşındayken, annesinin Ardennes’de vefat etmesiyle yetim kalır. Antwerp yakınlarında küçük bir kasaba olan Hoboken’de yaşayan büyükbabası Johan Daas (Jehan), Nello’yu yanına alır ve büyütmeye başlar. Fakir bir çocuk olan Nello, büyükbabasına süt taşımasına yardım etmekte ve boş zamanlarında da resim çizmektedir. En büyük arzusu Peter Paul Rubens gibi bir ressam olmaktır.

Bir gün Nello, sokağa bırakılmış ve fena halde dövülmüş bir köpek bulur. Patraş adını verdiği köpekle Nello arasında kısa sürede sıcak bir bağ oluşur. Patraş’ın yardımıyla kasabada süt satan Nello, büyüdükçe hayatın ve insanların zalimliklerini yakından öğrenir ancak hiçbir şey onu rüyalarından vazgeçiremez.

Maria Louise de la Ramée’nin 1872 yılında yayımlanan aynı adlı romanından uyarlanan anime, “World Masterpiece Theater”ın bir parçasıdır.

Altyazı için simgesine tıklayınız.


Altyazılar: 

5

Donald Amca - Yılbaşı Öyküleri - 3

Bilibililer, iyi yıllar diler...

Diğer Çeşitlerimiz ...👇

2

Varyemez Amcanın Hayatı ve Serüvenleri - Bölüm 8 - Klondike'ın Kralı

Don Rosa anlatıyor:

Bu bölüm için ilk başlığım “Beyaz Istırap Deresi’nin Zümdrüdüankası”ydı, ancak daha sonra bunu “Beyaz Istırap Deresi’nin Argonot’u” olarak değiştirdim, Avrupalı editörlere dağıtıldığı başlık budur. “Klondike’ın Kralı”, Amerikan baskıları için istediğim fonetik başlıktı.

Bu öykü, Şekspiryen bir ifadeyle Varyemez Amca’nın Hayatı ve Serüvenleri serisinin “doruk noktası”dır (tabii üniversitedeki İngiliz edebiyatı dersimden doğru hatırlıyorsam). Hikâyenin sonu olmasa da Varyemez’in hayatının dönüm noktasını oluşturuyor. Edebi terminolojiye bağlı kalırsak, önceki bölümler “yükselen eylem”di. Ve Varyemez, servete sahip olmanın onu elde etmek kadar önemli olmadığını anlamaya başladığında, diğer bölümler “düşen eylem”i temsil edecek.


Çeviri: Lenard - Kontrol: SToktan - Balonlama: Mandos


Barks meraklıları, eminim bu hikâyenin temellerinin nereye dayandığı hemen anlayacaktır. Goldie O’Gilt, 1953 tarihli Uncle Scrooge Four Color’ın 456. sayısındaki tüm zamanların klasiği “Klondike’a Dönüş” hikayesinden geliyor. Ve Soapy Slick, Barks’ın 1965 tarihli Uncle Scrooge’un 59. sayısında yayınlanan “Kuzey Yukon” hikayesinden alındı. Burada Soapy’nin —1896’dan beri aylık %100 faizli— o eski krediyi nasıl tahsil etmeye çalıştığı anlatılıyordu— Varyemez’in krediyi geri ödediğini kanıtlayan makbuzu göstermesine dek.

Geri kalan detaylar, şimdiye dek olduğu gibi, tarihin gerçeklerine dayanmakta. Yerler ve olaylar mümkün olduğunca aslına uygun resmedildi. Ve evet, Wyatt Earp altına hücum sırasında Nome’daki “Dexter Saloon”u satın alıp işletmişti. Ayrıca, Klondike altın arayıcılığı hakkında bazı okuyucuların bildiğinden (ya da bilmek isteyeceğinden) biraz daha fazlasını anlatmaya çalıştım. Yine de tarih meraklılarının kasten yapılmış iki yanlışlık için beni bağışlayacağını umuyorum. Klondike’a giden yol, Beyaz Geçit üzerindeki Skagway kasabasından ya da Chilkoot Geçidi üzerindeki Dyea kasabasından geçiyordu. Ama Dyea’yı veya Beyaz Geçit’i kaç kişi duymuştur? Bu yüzden karıştırıp eşleştirdim. Yukon efsaneleri kadar bilindik Skagway’i bu hikâyeye dahil etmem gerekiyordu. Bu da bizi ikinci kasıtlı yanlışlığa getirdi: Hayal kırıklığı yaratan gerçek şu ki, Kuzey Amerika’nın kanunsuz, suçla dolu cinayet başkenti, Amerikan kasabası olan Skagway’di. Kuzeybatı Atlı Polisi’nin kanunu ve düzeni koruduğu huzurlu Kanada kasabası Dawson Şehri değil.

Bu hikâye, Varyemez’in şimdiye kadar aradığı servete neden hiç ulaşamadığını açıklıyor. Bundan önceki atılımları, bu noktaya ulaşmak için ödediği bedellerdi. Geçmişteki maceralarının her biri ona çalışma ve azim (ve insanlar!) hakkında dersler verdi ve bütün bunlar, sadece çalışkanlığı, ısrarı ve tecrübesiyle sonunda zengin olacağı o ana hazırlıktı. (Ve sözde “Uğurlu” paranın herhangi bir yardımı olmadan, teşekkür ederim.) Bu hikayedeki Varyemez, hayatının zirvesindeki Varyemez’dir—bir efsaneye dönüştüğü zaman!

Ancak, amaçladığım şey, hikâye ilk yayınlandığında bazı Avrupalı okuyucuları rahatsız etmişe benziyordu. Gayet anlaşılır biçimde, Avrupalı çizgi roman hayranları, Amerikalıların şiddet içeren süper kahraman çizgi romanlarına anlamsız düşkünlüğünden pek hoşlanmıyorlar. Aslında, benzer görüşte herkesten daha hoşnutsuzum!!! Yine de Avrupalı hayranlar, dar kafalı bir Amerikalı olduğumu bilerek, nehir teknesi imha sekansıyla Varyemez’i acımasız, yenilmez bir Amerikan süper kahramanına dönüştürmeye çalıştığımı düşündüler! Ancak bu sahneler, gerçekte ne olduğunu gösterdiğim anlamını taşımıyordu; Varyemez’in cesaretinin ve ihtişamının zirvesindeyken ne kadar efsanevi bir karakter haline geldiğini göstermeyi amaçlıyordu. Hikâye on yıllar boyunca defalarca anlatıldı ve ayrıntılar her seferinde biraz daha abartıldı. Anlatı metni bunu ima etmek için yazılmıştır. Diyaloglarımın veya açıklamalarımın ne kadar doğru tercüme edildiğini asla bilemem, bu yüzden belki de Avrupalı okuyucular, kendi dillerindeki yayınlara dayanarak böyle haksız bir sonuca vardılar? Ya da sadece kötü bir hamle yapmışımdır? Ah, pekâlâ... bitti ve olduğu gibi kalacak.

Şimdi tüm bunları ele aldığıma göre, bunun, senaryonun ilk taslağının tamamen hazırlanmasından sonra editörüm Byron Erickson tarafından reddedilen serideki ikinci hikâye olduğunu kabul etmeliyim. Ah! İlk hikayem, Varyemez’in, bütün ailesiyle birlikte Dawson’da bir lokanta işleten Grandma Duck (Vakvak Nine) ile buluşmasını içeriyordu. Bu ilk versiyonun bir noktasında, Vakvak Nine’nin eşi (Dabney Duck), güvenlik için Varyemez’in arazi tapusunu banka kasasına koymaya gidiyordu; Ama Goldie bunu Soapy’den öğrenmiş, onu pataklamış ve tapuyu ele geçirmişti. Goldie’nin bu versiyonda daha büyük bir rolü vardı, o ve Vakvak Nine arasında, klasik western filmi Destry Rides Again’den (1939) alınma bir dans salonu kızına karşı sınırcı eşi kapışması vardı —sinema tutkunu olarak saygı duruşlarımdan bir diğeri. Ancak Byron, Varyemez’in Yukon macerasının uygun şekilde dramatik olması için hayatındaki en zorlu, kötü, yalnız ve sefil zamanı temsil etmesi gerektiğini söyledi! İlk senaryomda Varyemez, çok sayıda arkadaşı ve destekçisi etrafında dönen bir hikâyede neredeyse yan bir karaktere indirgenmişti. Ve Byron haklıydı, her zamanki gibi! Bu yüzden bütün senaryoyu en baştan yazdım. Ancak önceki hikâyeden iki sayfayı, sizleri eğlendirmek için paylaşmaya karar verdim—ve toplum önünde küçük düşmek için!

🔍Altına ve Soğuğa Hücum🔍



2

Dışaalıklı Maflugat


...

Bilibili Yavrucak, Zıbartan Teması © 2017 - 2021 Bilibililer